Cicero “De Fato”

Cicero, Kader Üzerine “De Fato”
Zeplin Kitap, İstanbul, 2015, 211 sf
(Çev. C. Cengiz Çevik)

Kadar ve özgür irade tartışmaları felsefenin ana sorunları arasında olmaları nedeniyle güncelliğini korumaktadır. Eserdeki tartışmalar Roma’nın önemli filozof ve hatiplerinden Cicero (MÖ 106 – 43) tarafından stoacı bir bakış açısından ele alınmış.

C. Cengiz Çevik tarafından Latince aslından çevrilen metin öncesinde Cicero ve “De Fato” hakkında detaylıca verilmiş bilgiler mevcut. Bu anlamda öne çıkan felsefe ekolleri ve filozoflar çözümlenerek eserin felsefi açıdan içeriği de yorumlanmış.

Kendisine uymak zorunda olduğumuz kutsallık da yaşayan bir şeydir; ölümsüzdür aklidir ve kusursuzdur. Kutsallık her şeyin yaratıcısı ve babasıdır. O farklı güçlerine göre farklı isimler alır. Örneğin ona Dia demişler, çünkü her şey ondan kaynaklanır; ona Zeus demişler, çünkü o yaşamın nedenidir ya da her şeye nüfuz eder; ona Athena demişler, çünkü aether’e uzanan kutsallığın iradesidir; ona Hera demişler, çünkü havaya karışır; ona Hephaestus demişler, çünkü yaratıcı ateşte pay sahibidir; ona Poseidon demişler, çünkü denizlere varır; ona Demeter demişler, çünkü karalara uzanır. O halde Tanrı birdir; akılla, kaderle ve Zeus’la aynıdır; daha birçok isimle anılabilir [Diogenes Laertius 7.147, 7.135-136].

Cicero’nun kader üzerine tartışması temelde Stoacılar ile Epicurusçular arasındaki ontolojik görüş ayrılıklarında açığa çıkar. Bu noktada evrenin sonlu ya da sonsuz oluşu gibi kozmolojik sistemler bile özgür irade ve kadar tartışmalarına yön verebilir.

Hatırla, sen bir ölümlüsün ve sınırlı bir yaşam süren olmasına rağmen, doğanın ezeli ve ebedi olup olmadığıyla ilgili tartışmalara girdin; sonunda her şeyin var olduğunu, olacağını ve evvelce de olduğunu gördün [Epicurus]

“Geçmişte gerçekleşmiş her şey kaçınılmazdır” diyen Chrysippus’un argümanı “kaçınılmaz olanı, kaçınılmaz olan izler” şeklinde Cicero tarafından tamamlanır. Ayrıca “bir şeyin nedensiz meydana geldiği” ancak “hareketin nedensiz olmadığı, onun nedeninin kendi karakteri olduğu” kabul edildiğinde geçerlidir.

Bana öyle geliyor ki, hiç kimse, kadere bu uyduruk sapma düşüncesine sığınmaktan başka bir direnme şekli bulamadığını itiraf eden bu filozoftan daha fazla kaderi ve hatta her şeyin üzerindeki kaçınılmazlığı ve gücü onaylayıp zihnin isteğe bağlı hareketlerini ortadan kaldırmamıştır [Cicero, Fat. 48]

Diğer taraftan, Cicero da özgür iradeyi diğer Stoacılar gibi reddeden bir stoa filozofudur. Bu nedenle özgür iradeye teorik gerekçe oluşturan Epicurus’un atomik sapma tezi Cicero tarafından -tiye alınarak- eleştirilmiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir