Spinoza'nın Mührü
Oluşturan:
Monday, April 22, 2019

Spinoza'nın yüzüğünde bulunan mührde halka içine alınmış dikenli bir gül motifi vardır. Gülün çevresinde B-D-S harfleri ve CAUTE (dikkat) yazar. B-D-S harfleri "Benedictus de Spinoza" yani "Kutlu Spinoza"nın kısaltılmış hâlidir. Gülün o dönem için Gül Haçlılar tarikatı ile bağlantılı ezoterik bir anlamı vardır. Ancak gül Spinoza'da daha farklı bir anlam taşır. Spinoza'nın ailesi Portekiz Yahudilerindendir ve Portekizce espinho "diken" anlamına gelir. Mecazen de Spinoza cerum edildiği Yahudi cemaati için bir diken gibiydi.

Teolojik-Politik İnceleme, üç yüz yıldan fazla bir süre önce yazıldığında, "dinini inkâr eden Yahudi'nin cehennemde şeytanla birlikte yazdığı kitap" diye adlandırılmıştı…

Kutsal Kitap’ı, bu haliyle, Tanrı’nın gökyüzünden insanlara yolladığı bir mektup olarak görenler, kuşkusuz şunları yaptığım için, kutsal ruha karşı günah işlediğimi haykıracaklardır: Tanrı’nın sözünün hatalı, orası burası budanmış, çarpıtılmış ve tutarsız olduğunu düşünmek; ondan geriye yalnızca parçalar kaldığını söylemek; son olarak da Tanrı’nın Yahudilerle yaptığı antlaşmanın özgün metninin kaybolduğunu savunmak… Bununla birlikte, hiç kuşkum yok ki, sorunu titizlikle incelemek isteselerdi, karşı çıkmayı hemen keserlerdi. Çünkü akıl kadar, peygamberlerle havarilerin savları da şunu açıkça ortaya koyar: Tanrı’nın sonsuz sözü, antlaşması ve gerçek din, Tanrı tarafından insanların yüreklerine, yani zihinlerine kazınmıştır. Tanrı’nın mührünü, yani tanrısallığın görünümü olarak idesini bastığı asıl özgün metin budur. 

Spinoza (TTP, XII)

Özgür irade ve antropomorfik tanrı anlayışlarını red eden Spinoza "dikkat, ben tehlikeli fikirlere sahip bir filozofum" mesajını vermiş olmalıydı.

Moris Fransez, "Spinoza'nın Taosu: Akıllı İnançtan Inançlı Akla" adlı kitabında bu durumu şöyle ifade eder:

Tanrı'nın gerçek yasaları, kutsal kitaplarda yazılı olanlar değildir. Tanrı'nın, insanların boyun eğmeyebileceği yasaları olamaz. Tanrı'nın karşı konulmaz, şaşmaz ve istisna tanımaz, gerçek yasaları Evrenin kitabında ve matematik lisanında yazılıdır. İnsanın özgürleşmesi, bu içkin yasayı anlamasına ve bunu sürekli olarak bilincinde tutmasına, yaşamına entegre etmesine bağlıdır.

Spinoza düşüncesine göre, Evren'de hiçbir şey kendiliğinden, nedensiz olarak ortaya çıkmaz. Var olan her şeyin, gerçekleşen her olayın, beliren her düşüncenin ortaya çıkmasını zorunlu kılan bir -ya da birden çok- neden vardır. Ve ortaya çıkmış olan bu şey ya da düşüncenin kendisi de -yine zorunlu olarak- bir başka şeyin ya da düşüncenin ortaya çıkmasında neden olur. Spinoza'nın sözleri ile söyleyecek olursak:

"Doğasından belli bir etkinin doğmadığı hiçbir şey yoktur."*

* Etik, I. Bölüm; Önerme 36.

Yıllar sonra Albert Einstein ise şöyle demiştir:

Varolanların düzenli uyumunda kendini gösteren Spinoza’nın Tanrısı’na inanıyorum, insanların kaderiyle ve eylemleriyle ilgilenen bir Tanrı’ya değil.

Bu içerik
0 puan
Puan ver
1 2 3 4 5

Beğen

Beğendin

Repor et

Rapor edildi
Nedenler
İptal
0 yorum